arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Savaş’

Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW [2009]

Cuma, 03 Tem 2009 DJ_aMoLi 1 yorum

alt
Rise Of Flight The First Great Air War-GOW


Tech Info
ESRB Rating: E10+ for Violence
Genre: Flight Simulation
Exclusively on PC
Release Date: June 25, 2009

Game Information
ESRB Rating: E10+ for Violence
Genre: Flight Simulation
Exclusively on PC
Release Date: June 25, 2009

System Requirements
* İşletim sistemi Microsoft ® Windows ® XP (SP2) / Vista (SP1)
* İşlemci Intel ® Core ™ 2 Duo 2,4 GHz veya benzer Athlon ®
* RAM 2 GB
* Boş sabit disk alanı 6 GB
* 3D-hafıza video adaptörü 512 MB (GeForce 8800GT veya Radeon HD2900Pro)
* Minimum ekran çözünürlüğü 1280×900
* Ses cihazı DirectX ® 9.0s ile uyumlu
* Joystick bu DirectX ® 9.0s ile uyumludur
* DirectX ® 9.0s
DVD okuma * Cihaz-ROM sürücüsü
* 256 kbit gelen Internet Access to / s

alt

alt

alt

alt

alt

alt

200MB [Linkler birbiriyle uyumludur]

http://rapidshare.com/files/251205409/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part01.rar

http://rapidshare.com/files/251205183/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part02.rar

http://rapidshare.com/files/251205174/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part03.rar

http://rapidshare.com/files/251205024/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part04.rar

http://rapidshare.com/files/251207544/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part05.rar

http://rapidshare.com/files/251207195/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part06.rar

http://rapidshare.com/files/251207239/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part07.rar

http://rapidshare.com/files/251207572/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part08.rar

http://rapidshare.com/files/251207424/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part09.rar

http://rapidshare.com/files/251207600/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part10.rar

http://rapidshare.com/files/251207490/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part11.rar

http://rapidshare.com/files/251207608/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part12.rar

http://rapidshare.com/files/251205451/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part13.rar


http://netload.in/dateih3xjdMLNf3/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part01.rar.htm

http://netload.in/datei39g26N3zKk/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part02.rar.htm

http://netload.in/dateigcXXngNjkq/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part03.rar.htm

http://netload.in/dateikFrGgngVwT/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part04.rar.htm

http://netload.in/dateivmci0d0Kil/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part05.rar.htm

http://netload.in/dateiTyLVKPoGrW/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part06.rar.htm

http://netload.in/datei9E74FYlTE2/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part07.rar.htm

http://netload.in/dateiB529kFpsvB/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part08.rar.htm

http://netload.in/dateiLFbjb1Be05/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part09.rar.htm

http://netload.in/datei8zBR3DGRB1/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part10.rar.htm

http://netload.in/dateiRJHF1Dby6U/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part11.rar.htm

http://netload.in/dateiRMSR6PhlGg/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part12.rar.htm

http://netload.in/dateit4wPp9WEu6/Rise.Of.Flight.The.First.Great.Air.War-GOW.part13.rar.htm

Faces Of War Pc

Cuma, 19 Haz 2009 DJ_aMoLi yorum yok

alt

Faces Of War Pc

OS: Windows 2000/XP
Processor: 2.0 GHz
Memory: 512 MB
Hard Drive: 2.5 GB Free
Video Memory: 64 MB
Sound Card: DirectX 9.0c Compatible
Direct X: 9.0c
Keyboard & Mouse
CD/DVD Rom Drive

II.Dünya Savaşı… Oyun sektörü bu konu olmadan ne yapardı acaba? Hemen hemen bütün büyük yayıncı ve yapımcı firmalar mutlaka II.Dünya Savaşı konulu bir oyun yapmışlar veya yayınlamışlardır. İşte yine bir II.Dünya Savaşı stratejisi daha… “Amanın!” demeyin çünkü Faces Of War senaryo olarak aynı şeyi kapsasa da oynanış ve oyun zevki olarak sizleri farklı yönlere çekecek.

Öncelikle oyunun türü Real Time Strategy (RTS) yani gerçek zamanlı strateji. Bilgisayarda sizde hamlelerinizi aynı anda yapabiliyorsunuz demek bu. Diğer RTS oyunlarda kendinizi hem kaynak üretmede hem ünite yaratma hem de taktisel düşünceler içerisinde buluyordunuz. İşte bu noktada Faces Of War farklılaşıyor. Bu oyunda kaynak veya ünite üretmiyorsunuz. Diğer RTS oyunlarında olduğu üzere onlarca birliğe de hükmetmiyorsunuz (ki bu olay adamı bazen sıkıyordu. Onlarca birliğin hareketiydi, mermisiydi derken çıldırma noktaları oluşuyordu). Size verilen bir birlik var ve siz bu birliğe yönelik olan görevden sorumlusunuz. İşte oyunun en güzel yönü de burada başlıyor dostlarım. Siz bu özel grupla ilgilenirken etrafınızdaki savaş devam ediyor. Yani yapay zekaya bağlı düşman ve dost birlikler çatışmalarını sürdürüyor. Bu hissiyat oyunu çok farklı noktalara çekiyor dostlarım. Çok zevkli çok farklı!

Oyunun RTS türüne göre daha fazla aksiyon içerdiğini söylemem gerek. Fakat taktiksel RTS’ciler hemen burun kıvırmasın onlarında hoşlanacağı bir çok etmen oyunda mevcut. Öncelikle ekiplerinizi her görevden önce teçhizat olarak sizler düzenliyorsunuz. Bu düzenlemeler sırasında askerlerinizin insan olduğu ve belli bir kapasiteleri olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ayrıca görev açıklamalarını adam gibi okuyun. Tankın geleceğini bile bile yanınızda tabanca mermileri ile gezmeyin. Oyun sırasında merminiz tükenebilir bunları düşman askerlerinden temin etmenizde mümkün oluyor. Her askeriniz bulduğu araca binebilip kullanma kapasitesine sahip. Her askerinizin sahip olduğu bir sağlık barı var. çatışma sırasında askerleriniz tek mermi ile ölmüyorlar. Bu da daha fazla aksiyonu oyuna katıyor. Gücü azalan askerleriniz varsa etraftan bulabileceğiniz veya başta alabileceğiniz sağlık paketleri ile askerlerinizi aksiyonun biraz azaldığı anlarda tedavi edebilirsiniz.

Çevredeki aksiyonu kontrol eden yapay zekaya hayran kalmamak mümkün değil. Hep çevrenizde diyorum da bazen çevrenizde bulunan sizin askerleriniz de düşman askerleri de sizin oyun akışınıza etki edebiliyor. O yüzden dikkat edin. Her ne kadar aksiyon RTS olsa da taktiği elden bırakmayın dostlarım. Unutmadan yukarıda bahsettiğim araç kullanma işi sadece sizin araçlarınız değil düşman araçları içinde geçerli. Oyunun tam versiyonu geldiğinde ilk yapacağım iş bir alman tankı bulmak olacak!

Askerlerinizi çeşitli silahlarla donatacağınızdan bahsetmiştim. Ne kadar çeşitli silah ve malzeme olduğunu görünce çok sevineceksiniz dostlarım. Ayrıca askerleriniz arasında bazı özel yetenekli (örneğin sniper ) askerlerinizde olacak. Bunları yerinde kullanmanız size giden bir görevi geri getirecektir.

Oyunun teknik özelliklerine gelince…Grafikler şahane olmuş. Hiçbir şey biri birine karışmıyor. Oldukça net ve açık. Özellikle strateji oyunlarında bina arkalarında kalan gizlenen askerler bazen “Anaaa benim askerim varmış” cümlesini söylettiriyordu. Fakat bu oyunda baskın bir mavi ton ile işler halledilmiş. Bir strateji oyunu olmasına rağmen grafiklere bu kadar önem ve özen verilmiş olması beni ayrıca sevindirdi. Müzikler sesler ve seslendirmelerde memnun edici düzeyde yeterli. Patlama animasyonları, asker animasyonları oldukça başarılı. Örneğin bir askerin yakınında patlayan el bombası askerin başlığının başından uçmasına neden olabiliyor. Bunun gibi onlarca küçük grafiksel ayrıntı oyuna oldukça renk katmış dostlarım…Tabi oyunun tam versiyonu henüz çıkmamış olması nedeniyle bazı küçük grafiksel donmalar, hatalar var. Bunların tam versiyonda giderilip birazda performans optimizasyonu ile her şeyin yoluna gireceğine ben eminim

Oyununla ilgili sadece tekli oyuncu moduna yönelik 2 bölüm görme imkanını yakaladım. Fakat aldığımız bilgilere göre çoklu oyuncu modunda 8 ayrı çeşit oyun şekli olacak ve 16 oyuncuya kadar desteği olacakmış. “Savaş – RTS (aksiyon ağırlıklı) dünyasına muhteşem bir oyun geliyor”, bu cümleyi uzun zamandan beri kurmak istemiştim ama bir türlü kurduran oyun olmamıştı. Unutmadan söyleyeyim bu bir önincelemeydi fakat oyun o kadar güzel ki ben inceleme kadar uzun yazdım. Bu oyunu 2006 yılında her beraber oynayacağımıza eminim dostlarım. Sürpriz bir hit oyun geliyor sanırsam:))) Hepinize İyi Oyunlar…

alt

alt

http://rapidshare.com/files/246084948/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part10.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084931/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part09.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084927/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part08.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084925/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part07.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084924/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part06.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084517/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part05.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084519/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part04.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084518/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part03.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084515/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part01.rar.html

http://rapidshare.com/files/246084516/Faces.of.War-RELOADED.MayoneZ.NeT.part02.rar.html

Battlefield Collection Pc Game

Çarşamba, 17 Haz 2009 DJ_aMoLi 1 yorum

alt

Battlefield Collection Pc Game

Battlefield_1942-FLT
Battlefield_1942_The_Road_to_Rome-FLT
Battlefield_1942_Secret_Weapons_of_WWII-iMMERSiON
Battlefield_Vietnam-Razor1911
Battlefield.2-RELOADED
Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR
Battlefield 2 – Special Forces- Keygen .FFF
Battlefield_2142-Razor1911


Açıkçası BF 1942 oynanış açısından çok orjinal bir yapıya sahip. Bu ilk başta oyunu kurup single player kısmına ilk girdiğiniz anda belli oluyor, çünkü Quick Battle kısmında oyunda yer alan tüm haritaları görebiliyorsunuz. Evet, Campaign ile Quick Battle arasındaki tek fark birinde haritaları sıra ile oynamanız diğerinde ise istediğinize girebilmeniz. İçerik ve oynanış olarak ikisi arasında hiçbir fark yok malesef. Bu nedenle de kendinizi, malesef, MoH:AA’daki gibi güzel ve akıcı bir konunun içinde bulamıyorsunuz.

Oyunun genel yapısı bana RT: Wolfenstein’ın multiplayer modu ile MoH: AA’nın karışımı gibi geldi, tabi bazı ekstra yeniliklerle birlikte. Herşeyden önce kendinizi daha oyunun başından itibaren tamamen bir multiplayer oyun içindeymiş gibi görüyorsunuz. Savaşan iki taraftan hangisinde olursanız olun takım arkadaşlarınızın sayısı sabit (her iki tarafta da en çok 15-20 civarı) ve öldükçe seçtikleri noktadan tekrar doğup oyuna devam ediyorlar. Siz de ilk başta (ve tabi her ölüşünüzden sonra) “spawn” ekranından doğacağınız yeri ve asker tipinizi seçiyorsunuz (Scout, yani sniper; Assault, yani normal bir asker; Anti-Tank, yani elinde bazuka taşıyan asker; Medic veya Engineer). Eğer doğacağınız yeri seçmemişseniz, yani haritada sizin bayrağınızın bulunduğu beyaz noktalardan birini işaretlememişseniz, oyuna giremiyorsunuz (savaş sırasında seçtiğiniz nokta kaybedilirse yeniden seçmeniz gerekiyor, bu mantıklı).

Kontrol edeceğiniz yeri seçtiniz ve geri sayım bitince de oyuna girdiniz. Şimdi ilk amacınız haritada beyaz bayrakla (veya düşman bayrağıyla) gösterilen noktaları ele geçirmek. Bu noktaları ele geçirmenin ve elde tutmanın hayati bir önemi var; çünkü siz veya sizin taraftan başka bir asker öldüğünde buradan doğmayı seçerek savaşa daha çabuk katılabiliyorsunuz. Aynı zamanda, bu noktalara kullanabileceğiniz yeni araçlar vb. de getirildiğini de hatırlatmak gerek. Bu noktaların ele geçirilip elde tutulması çok önemli, çünkü savaşı ancak ileri giderek kazanabiliyorsunuz. Eğer başarırsanız sadece ana üssünden asker ve araç yollamak durumunda olan düşman savaşa geç katıldığından ve yeni çıkan askerler daha kolay pusuya düştüklerinden ve başka noktalardan çıkıp arkanıza dolanamadıklarından çok kolay yeniliyorlar.

Ekranın sağ üstünde iki tarafın bayraklarının altında bazı sayılar göreceksiniz. Sanırım bu sayılar spawn olabilecek, yani yedekte bekleyen asker sayılarını belirtiyor. Hangi tarafın sayısı sıfıra daha önce ulaşırsa savaşı kaybediyor, artık savaşacak yeni bir adam olmadığından işi bitiyor (Normal zorluk seviyesinde oynadığım Normandiya çıkarmasında müttefik-allied tarafındayken savaşı 1-0 kaybetmiştim, çok ilginçti). Ama kaybeden taraf siz bile olsanız “Continue” (yani, devam) seçeneği ile campaign’e bir sonraki haritadan devam edebiliyorsunuz. Zaten savaşları kaybedin veya kazanın hiç önemli değil, oyunda tarihin akışını kesinlikle değiştiremiyorsunuz ve 2. dünya savaşının sonucu hep aynı kalıyor. Bunu Allied kampanyasını bitirip bir de Axis kampanyasını oynayıp şahsen tespit etmiş bulunuyorum. Nitekim Normandiya haritasında müttefikleri eze eze haritadan silmeme karşın sonuçta değişen hiçbirşey olmadı ve savaş sonunda çıkan özet kısmından müttefiklerin Normandiya’nın diğer sahillerinde başarılı olduğunu öğrendim TRGAMER dan Alınmıstır..

alt Bu resim küçültüldü. Buraya tıklayarak orjinal buyunu görebilirsiniz. Resimin orjinal boyutu 800×600 px.

alt
altalt

alt
alt

OYUNLAR İSO VE CUE-BİN OLARAK SUNULMUSTUR..DEAMON YADA ULTRAİSO PROGRAMI İLE ACABİLİRSİNİZ..

alt


http://rapidshare.com/files/245069310/Battlefield.2-RELOADED.part01.rar

http://rapidshare.com/files/245069233/Battlefield.2-RELOADED.part02.rar

http://rapidshare.com/files/245069259/Battlefield.2-RELOADED.part03.rar

http://rapidshare.com/files/245069011/Battlefield.2-RELOADED.part04.rar

http://rapidshare.com/files/245068946/Battlefield.2-RELOADED.part05.rar

http://rapidshare.com/files/245068964/Battlefield.2-RELOADED.part06.rar

http://rapidshare.com/files/245068935/Battlefield.2-RELOADED.part07.rar

http://rapidshare.com/files/245068972/Battlefield.2-RELOADED.part08.rar

http://rapidshare.com/files/245068995/Battlefield.2-RELOADED.part09.rar

http://rapidshare.com/files/245068823/Battlefield.2-RELOADED.part10.rar

http://rapidshare.com/files/245067830/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part1.rar

http://rapidshare.com/files/245067840/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part2.rar

http://rapidshare.com/files/245067872/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part3.rar

http://rapidshare.com/files/245067889/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part4.rar

http://rapidshare.com/files/245067851/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part5.rar

http://rapidshare.com/files/245067918/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part6.rar

http://rapidshare.com/files/245067934/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part7.rar

http://rapidshare.com/files/245067634/Battlefield.2.Special.Forces.CloneCD-MiRROR.part8.rar

http://rapidshare.com/files/245070697/Battlefield_1942-FLT.part1.rar

http://rapidshare.com/files/245070713/Battlefield_1942-FLT.part2.rar

http://rapidshare.com/files/245070749/Battlefield_1942-FLT.part3.rar

http://rapidshare.com/files/245070778/Battlefield_1942-FLT.part4.rar

http://rapidshare.com/files/245070735/Battlefield_1942-FLT.part5.rar

http://rapidshare.com/files/245070591/Battlefield_1942-FLT.part6.rar

http://rapidshare.com/files/245069149/Battlefield_1942_Secret_Weapons_of_WWII-iMMERSiON.part1.rar

http://rapidshare.com/files/245069217/Battlefield_1942_Secret_Weapons_of_WWII-iMMERSiON.part2.rar

http://rapidshare.com/files/245069227/Battlefield_1942_Secret_Weapons_of_WWII-iMMERSiON.part3.rar

http://rapidshare.com/files/245069115/Battlefield_1942_Secret_Weapons_of_WWII-iMMERSiON.part4.rar

http://rapidshare.com/files/245069603/Battlefield_1942_The_Road_to_Rome-FLT.part1.rar

http://rapidshare.com/files/245069616/Battlefield_1942_The_Road_to_Rome-FLT.part2.rar

http://rapidshare.com/files/245069536/Battlefield_1942_The_Road_to_Rome-FLT.part3.rar

http://rapidshare.com/files/245073485/Battlefield_2142-Razor1911.part01.rar

http://rapidshare.com/files/245073466/Battlefield_2142-Razor1911.part02.rar

http://rapidshare.com/files/245073538/Battlefield_2142-Razor1911.part03.rar

http://rapidshare.com/files/245073460/Battlefield_2142-Razor1911.part04.rar

http://rapidshare.com/files/245073486/Battlefield_2142-Razor1911.part05.rar

http://rapidshare.com/files/245073598/Battlefield_2142-Razor1911.part06.rar

http://rapidshare.com/files/245073567/Battlefield_2142-Razor1911.part07.rar

http://rapidshare.com/files/245073088/Battlefield_2142-Razor1911.part08.rar

http://rapidshare.com/files/245072770/Battlefield_2142-Razor1911.part09.rar

http://rapidshare.com/files/245072784/Battlefield_2142-Razor1911.part10.rar

http://rapidshare.com/files/245073051/Battlefield_2142-Razor1911.part11.rar

http://rapidshare.com/files/245073062/Battlefield_2142-Razor1911.part12.rar

http://rapidshare.com/files/245073400/Battlefield_2142-Razor1911.part13.rar

http://rapidshare.com/files/245073438/Battlefield_2142-Razor1911.part14.rar

http://rapidshare.com/files/245073405/Battlefield_2142-Razor1911.part15.rar

http://rapidshare.com/files/245073582/Battlefield_2142-Razor1911.part16.rar

http://rapidshare.com/files/245073566/Battlefield_2142-Razor1911.part17.rar

http://rapidshare.com/files/245075874/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part01.rar

http://rapidshare.com/files/245075852/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part02.rar

http://rapidshare.com/files/245075925/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part03.rar

http://rapidshare.com/files/245075866/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part04.rar

http://rapidshare.com/files/245075887/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part05.rar

http://rapidshare.com/files/245075872/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part06.rar

http://rapidshare.com/files/245075912/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part07.rar

http://rapidshare.com/files/245075902/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part08.rar

http://rapidshare.com/files/245075908/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part09.rar

http://rapidshare.com/files/245075689/Battlefield_Vietnam-Razor1911.part10.rar

Men Of Valor PC

Çarşamba, 17 Haz 2009 DJ_aMoLi yorum yok

alt

Men Of Valor PC

Şahsen, bu tarz oyunlarda derinlik ve işleniş açısından pek çok yönün aksadığı kanaatindeyim. Özellikle FPS türünde sözüm ona kahraman amerikan askerlerinin gözünden amacı belli olmayan bir savaşa sorgusuzca girmenin beni fazlaca heyecanlandırdığını söyleyemeyeceğim. Yapımcılar bu tür önyargıların farkında olarak oyun atmosferine özellikle uğraştıklarını belirliyorlar. Bakalım bu atmosferi nasıl sağlıyorlar?

Tek kişilik görevlere başladığımız zaman öncelikle kısa süreli bir eğitime tabi oluyoruz. Burada sürünme, eğilme ve silah kullanma gibi genel hareketlerle acemiliğimizi tamamlıyoruz. İlk başta dikkatimi çeken şey yürüme esnasında pek çok oyundaki gibi dümdüz ilerlemediğimiz ve bunun yerine asker yürüyüşü şeklinde tempolu adımlarla daha gerçekçi bir şekilde hareket etmemizdi. Bu arada kampta karşılaştığınız adamlar sizin takım arkadaşlarınız olarak oyun boyunca size yardımcı olacaklar. Yaralanana yardım etme, adam geride bırakmama, koruma ateşi gibi görev dağılımlarını bu arkadaşlarımızla gerçekleştireceğiz. Her biri ayrı karakterde işlenen bu adamlar atmosferin ilk parçasını oluşturmakta.

Bir diğer önemli özellik ise oyunun pek çok yerinde giren demolarla epik bir anlatımın sağlanıyor olması. Oyun motoruyla hazırlanan bu demolar sıcak savaşlar öncesi sizi gergin ortama doğru gittikçe hazırlıyor. Bu demoların yerine bazen de ünlü devlet adamları veya askerlerin sözleri yer alıyor. Örnek olarak *�Savaşları Ordular Değil, Devletler Başlatır�sözü ise General William Westmorelands�e ait bence oldukça önemli bir ifade. Görevler arasında sıkça gördüğümüz şey ise kahramanımızın ailesine mektup yazması. Her şeyin mutlu olarak başladığı mektuplar kayıplar ve sorunlarla birlikte askerin ruh halini gözler önüne sermeye çalışıyor.

Atmosferi tamamlayan ve kendini belli ettiren en çarpıcı öğeler şüphesiz ses ve müzikler. Her ne kadar 5+1 veya Eax desteği görünmese de oyun sesleri kolonların dağılımına göre oldukça iyi paylaştırılıyor. Ara ara üstümüzden geçen helikopterler, diğer askerlerin konuşmaları ve radyolardan gelen müzikler gerçekten o dönemi çok iyi yansıtıyor. Hatta çalan şarkılar arasında o dönemin hitlerinin sahibi James Brown ve The Mamas and Papas grubu da mevcut.

Minimum sistem Gereksinimleri
1.3 GHz Pentium 4 veya Athlon CPU, 256 MB RAM, 64 MB 3D T&L ve pixel shader destekli ekran kartı, 3 GB HDD alanı.

alt

alt

alt

http://rapidshare.com/files/245450822/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part01.rar

http://rapidshare.com/files/245450824/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part02.rar

http://rapidshare.com/files/245451071/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part03.rar

http://rapidshare.com/files/245451198/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part04.rar

http://rapidshare.com/files/245451152/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part05.rar

http://rapidshare.com/files/245451154/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part06.rar

http://rapidshare.com/files/245451156/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part07.rar

http://rapidshare.com/files/245451199/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part08.rar

http://rapidshare.com/files/245451210/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part09.rar

http://rapidshare.com/files/245451213/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part10.rar

http://rapidshare.com/files/245451166/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part11.rar

http://rapidshare.com/files/245451220/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part12.rar

http://rapidshare.com/files/245451419/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part13.rar

http://rapidshare.com/files/245451492/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part14.rar

http://rapidshare.com/files/245451506/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part15.rar

http://rapidshare.com/files/245451489/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part16.rar

http://rapidshare.com/files/245451498/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part17.rar

http://rapidshare.com/files/245451522/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part18.rar

http://rapidshare.com/files/245451520/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part19.rar

http://rapidshare.com/files/245451527/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part20.rar

http://rapidshare.com/files/245451529/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part21.rar

http://rapidshare.com/files/245451530/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part22.rar

http://rapidshare.com/files/245450818/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part23.rar

http://rapidshare.com/files/245450816/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part24.rar

http://rapidshare.com/files/245450823/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part25.rar

http://rapidshare.com/files/245450826/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part26.rar

http://rapidshare.com/files/245450819/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part27.rar

http://rapidshare.com/files/245450820/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part28.rar

http://rapidshare.com/files/245450825/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part29.rar

http://rapidshare.com/files/245450766/Men_Of_Valor-Okan90.MayoneZ.NeT.part30.rar

James Cameron’s Expedition Bismarck – DVDRIP İng

Pazar, 17 May 2009 DJ_aMoLi yorum yok

James Cameron's Expedition Bismarck - DVDRIP

James Cameron’s Expedition Bismarck – DVDRIP

James Cameron's Expedition Bismarck - DVDRIP

Nazi Almanya’sının, İngiltere’ye ulaşan deniz yollarını kesmek amacıyla Atlas Okyanusu’na yolladığı, dönemin en korkulan savaş gemisi “Bismarck”. Bismarck zırhlısı, İngiliz donanmasının gözbebeği olan “Hood” kruvazörünü, tek salvoyla birkaç dakika içinde batırmakla ünlenmişti. Bir anda havaya uçan Hood zırhlısının 1415 kişilik mürettebatından ancak 3 kişi kurtulabilmişti. Bu olay üzerine İngiliz amirallik dairesi, neredeyse tüm donanmasını Bismarck’ın peşine takmış ve “Bismarck’ı batırın” komutu, İkinci Dünya Savaşı’nda İngiliz donanması için adeta bir şeref sorunu haline gelmişti. Büyük bir İngiliz donanması ve hava gücü tarafından günlerce kovalanan Bismarck, 27 Mayıs 1941 günü, 8 gün süren muharebenin sonunda, Fransa kıyılarının 600 mil açığında sulara gömüldü. Ancak İngiltere tarafından zafer olarak kamuoyuna sunulan olay gerçeği tam olarak yansıtıyormuydu? Gemi İngilizler tarafından mı, yoksa kendi mürettebatı tarafından mı batırılmıştı? Uzmanlar, “Bismarck’ın gövdesinde, düşman ateşinden kaynaklanan gözle görülür hiçbir hasar yok. Bu durum, geminin aldığı yaralar yüzünden batmadığını, kendi mürettebatı tarafından, su kesiminin altında bulunan kapaklar açılarak ve gemi karinasına yerleştirilen bombalar patlatılarak batırıldığını ortaya koyuyor.” diye konuştu. Bu husus, sağ kalan mürettebat tarafından daha önce açıklanmıştı James Cameron, Bismarck’ın enkazında, uzaktan kumandalı robot kameralarla ayrıntılı olarak çektiği belgeselde uzmanların görüşlerini doğrulayan bulguları bizlerle paylaşıyor. Cameron, “Bismarck, su altı kapakları açılmasaydı da aldığı yaralar yüzünden batar mıydı?” sorusuna, “Evet batardı, fakat bu en az yarım gün sürerdi.” karşılığını verdi. Oysa Bismarck’ın birkaç saat içinde battığı biliniyor. Çok üstün düşman kuvvetleriyle savaşırken Bismarck’ın dümeni, bir uçaktan atılan torpidoyla hasara uğramış, bunun üzerine manevra kabiliyetini kaybeden gemi, İngiliz savaş gemilerinin yoğun top ve torpido ateşi altında kalmıştı. Bismarck batarken, bazı Alman denizciler denize atlamış ve bunlardan 115’i İngiliz gemileri tarafından kurtarılmıştı. Bismarck batarken 2 bin 200 denizciyi de denizin derinliklerine sürüklemişti.

James Cameron's Expedition Bismarck - DVDRIP

It was WWII’s most fearsome ship. A ship so powerful, it sank the pride of the British fleet with a single salvo. Hearing the news, Winston Churchill saw no choice. He sent nearly the entire Royal Navy to hunt and destroy the Bismarck. But what really happened to this German legend? Was she sunk? Or was she scuttled? Now Titanic director James Cameron returns to the high seas to tell the tale and search for the truth. Leading a team of explorers, historians and Bismarck survivors, Cameron examines the wreck three miles down and discovers the answers that may finally end the debate. With revolutionary production techniques and high-tech Remotely Operated Vehicles, Cameron lights up this dark world and gives us the first glimpse inside the Bismarck in more than 60 years. Stunning high-definition footage shows underwater images with cinematic clarity. And cutting-edge animation and ultra-realistic reenactments bring the survivors’ stories to life. Join the expedition and relive the dramatic final days of the DKM Bismarck.
James Cameron's Expedition Bismarck - DVDRIP

http://rapidshare.com/files/221967329/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part1.rar

http://rapidshare.com/files/221967554/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part2.rar

http://rapidshare.com/files/221967569/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part3.rar

http://rapidshare.com/files/221967650/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part4.rar

http://rapidshare.com/files/221986158/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part5.rar

http://rapidshare.com/files/221986420/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part6.rar

http://rapidshare.com/files/221987340/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part7.rar

http://rapidshare.com/files/221991302/James_Cameron_s_Expedition_Bismarck.part8.rar

Battlestations Pacific – RELOADED | 2009 | Eng

Pazar, 17 May 2009 DJ_aMoLi yorum yok

Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng

Battlestations Pacific – RELOADED | 2009 | Eng | 6.60 GB

Battlestations Pacific [ 2009 ] | PC GAME | Genre: Strategy (Real-time) / Simulator (Flight Combat / Naval) / 3D
Developer: Eidos Studios Hungary | Publisher: Eidos Interactive | Language: English

Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng

Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng
Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng

Year: 2009
Genre: Strategy (Real-time) / Simulator (Flight Combat / Naval) / 3D
Developer: Eidos Studios Hungary
Publisher: Eidos Interactive
Platform: PC

System requirements:
• Operating system Microsoft ® Windows ® XP (SP2) / Vista (SP1)
• Pentium ® Processor 3 GHz or equivalent Athlon ®
• 1 GB of RAM (2 GB for Windows ® Vista)
• 8 GB free hard disk space
• 3D-graphics adapter with 256 MB memory, compatible with DirectX ® 9.0c (GeForce 6800 or ATI Radeon X1800)
• Sound device compatible with DirectX ® 9.0s
• DirectX ® 9.0s
• The device for reading DVD-ROM drive

Battlestations Pacific - RELOADED | 2009 | Eng

http://rapidshare.com/files/231034913/B.P.R.part01.rar
http://rapidshare.com/files/231035583/B.P.R.part02.rar
http://rapidshare.com/files/231036444/B.P.R.part03.rar
http://rapidshare.com/files/231037079/B.P.R.part04.rar
http://rapidshare.com/files/231037793/B.P.R.part05.rar
http://rapidshare.com/files/231038438/B.P.R.part06.rar
http://rapidshare.com/files/231039027/B.P.R.part07.rar
http://rapidshare.com/files/231039559/B.P.R.part08.rar
http://rapidshare.com/files/231040175/B.P.R.part09.rar
http://rapidshare.com/files/231040771/B.P.R.part10.rar
http://rapidshare.com/files/231041324/B.P.R.part11.rar
http://rapidshare.com/files/231041996/B.P.R.part12.rar
http://rapidshare.com/files/231042683/B.P.R.part13.rar
http://rapidshare.com/files/231043327/B.P.R.part14.rar
http://rapidshare.com/files/231043941/B.P.R.part15.rar
http://rapidshare.com/files/231044524/B.P.R.part16.rar
http://rapidshare.com/files/231045093/B.P.R.part17.rar
http://rapidshare.com/files/231045607/B.P.R.part18.rar
http://rapidshare.com/files/231046238/B.P.R.part19.rar
http://rapidshare.com/files/231046908/B.P.R.part20.rar
http://rapidshare.com/files/231047460/B.P.R.part21.rar
http://rapidshare.com/files/231048049/B.P.R.part22.rar
http://rapidshare.com/files/231048700/B.P.R.part23.rar
http://rapidshare.com/files/231049276/B.P.R.part24.rar
http://rapidshare.com/files/231050015/B.P.R.part25.rar
http://rapidshare.com/files/231050706/B.P.R.part26.rar
http://rapidshare.com/files/231051406/B.P.R.part27.rar
http://rapidshare.com/files/231052082/B.P.R.part28.rar
http://rapidshare.com/files/231052706/B.P.R.part29.rar
http://rapidshare.com/files/231053357/B.P.R.part30.rar
http://rapidshare.com/files/231053949/B.P.R.part31.rar
http://rapidshare.com/files/231054621/B.P.R.part32.rar
http://rapidshare.com/files/231055272/B.P.R.part33.rar
http://rapidshare.com/files/231055315/B.P.R.part34.rar

1 Milyar Virüsü Bu Program Temizledi!

Salı, 28 Nis 2009 DJ_aMoLi yorum yok

alt

1 Milyar Virüsü Bu Program Temizledi!


Kötücül yazılımlara savaş açan Malwarebytes ekibi, bilgisayarlara bulaşan zararlı yazılımlara göz açtırmıyor. Ücretsiz indirin.


alt


En popüler ücretsiz güvenlik yazılımlarından biri olan Anti-Malware, bir buçuk yıldır her türlü bilgisayarda kötücül yazılımlarla mücadeleye devam ediyor. Yapımcı Malwarebytes ekibi, bir milyar zararlı yazılımı kullanıcıların bilgisayarlarından temizlediklerini gururla duyurdu. Sistem dostu ve kaliteli bir kötücül yazılım avcısı olan Anti-Malware’i siz de hemen ücretsiz kullanmaya başlayabilirsiniz.


http://www.malwarebytes.org/

Amerikan Savaş Stratejileri-Genrikh TROFİMENKO Özeti

Cumartesi, 25 Nis 2009 DJ_aMoLi yorum yok


Kitabın Adı Amerikan Savaş Stratejileri
Kitabın Yazarı Genrikh TROFİMENKO
Yayınevi ve Adresi Pencere Yayıncılık / İstanbul
Basım Yılı 1986
KİTABIN ÖZETİ
Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu sırasında, Kurucu Atalar tarafından formüle edilmiş olan Amerikan askeri-politik kavramlarının, yönetici sınıfın genişlemeci kesimlerinin etkisi altında, sonunda, sınır tanımaz dünya hegemonyası amaçlarına hizmet eden bir ulusal askeri doktrin halinde nasıl evrimleştiği anlatılmaktadır. Bu amaca ulaşma planları çoğunlukla, Birleşik Devletler tarafından hem psikolojik tarzda hem de dolaysız şekilde yani fiziksel silahlı kuvvet kullanımına yaslanmıştır.
Amerikan askeri-politik strateji esaslarının askerler tarafından değil de politikacılar tarafından oluşturulduğunu söylemek hiçbir şekilde yanlış olmaz. Ordu yalnız taktik konularla ilgilenmiş ve stratejik teorinin Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri içinde tanıtılmasını sağlamıştır.
Amerika Birleşik Devletlerinde, devlet gemisinin dümeninde bulunan politikacılar, mülk sahibi bir sınıfın temsilcileri olarak yayılmacı bir dış politika ve stratejinin esaslarını çizdiler.
Kurucu Ataların dış politika kavramları incelendiğinde onların askeri-politik stratejilerinin üç temel yargıya dayandığı görülecektir:
- Silahlı Kuvvetler, dış politikada anlaşmazlıkları çözümlemenin ana ve nihai aracı, “son sözü söyleyendir.”
- “Kendi çıkarlarının bilincinde olmak” Birleşik Devletlerin uluslar arası ilişkilerdeki tutumunu şekillendiren temel unsur olmalıdır.
- Birleşik Devletler, daha önce benzeri görülmemiş, kendine özgü bir ulustur.
Birleşik Devletlerin tecrit politikasını ancak 2 nci Dünya Savaşı’ndan sonra terk ettiği ve bundan sonra pek çok sayıda uzun dönemli ittifaklara ve anlaşmalara girip kendi himayesi altında dizi dizi askeri ve politik bloklar kurarak uluslar arası ilişkilere aktif şekilde müdahale etmeye başladığı savunulmaktadır. 2 nci Dünya Savaşı sonrası dönemde nükleer silahların ortaya çıkması, stratejik amaçların elde edilebilmesi için savaşın ara aşamalarını devreden çıkarıp doğrudan stratejik nükleer kuvvetlerin kullanılabilmesine olanak sağlanmıştır. Stratejik nükleer silah sistemlerinin karmaşıklığı ve muazzam maliyetleri ve ulusal askeri-sınai altyapının önemli boyutlarda genişlemesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri gelişiminin, ülkenin genel ekonomik faaliyetinden ve politik örgütlenmesinden ayırt edilemez bir duruma gelmesine katkıda bulunmuştur. Birleşik Devletlerin askeri çabalarının yönü ve kapsamı, yalnızca Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerinin yeteneklerinin değil aynı zamanda ulusun davranış şeklinin de temelini oluşturmaktadır. Çünkü silahların muazzam maliyetleri karşısında, askeri çabalar, dış ve iç politikanın en önemli elemanı durumuna gelmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri liderliğinin askeri ve politik düşünce tarzı bir dizi unsurun etkisi altında kalmıştır. Bunların en önemlisi SSCB ile Birleşik Devletler arasındaki, sosyalizm ile kapitalizm arasındaki güçler dizilişidir. İki ülke arasındaki mevcut stratejik askeri eşitlik belirli bazı batı çevrelerin saldırgan niyetlerini gemlemektedir. Başka bir gemleyici etken de halk yığınlarının giderek artan bilinçliliği ve politik etkinliğidir. Sovyetler Birliği ve tüm sosyalist topluluğun askeri ve ekonomik gücü ve onların barışı korumayı ve silahsızlanmanın gerçekleştirilmesini amaçlayan ve tüm dünyada geniş bir kamuoyu desteği sağlayan, yapıcı ve amaca yönelik politikası da Amerika Birleşik Devletleri askeri politikasını etkilemiştir.
Sömürgecilik sisteminin çökmesi ve sanayileşmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki politik ve ekonomik ilişki sisteminin köklü şekilde değiştirilmesini talep eden çok sayıda bağımsız ulusun dünya sahnesine çıkmış olması da Amerika Birleşik Devletleri yönetici çevrelerinin stratejik hesaplarını önemli bir dereceye kadar etkilemektedir. Gelişmekte olan ülkeleri zaman zaman silahlı kuvvete de başvurarak Amerika Birleşik Devletleri nüfuz bölgesi içinde tutma çabası Amerika Birleşik Devletleri politikasının ve stratejisinin ana hedeflerinden biri olmuştur.
Washington’un askeri politik stratejisinin doğasını etkileyen diğer etkenler arasında Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinin ve dünya kapitalist ekonomisinin durumu, Batı Avrupa ve Japon askeri ve ekonomik yeteneklerinin büyümesinden kaynaklanıp gittikçe keskinleşen çelişkiler ve Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelerin, bölgesel askeri dengelerde önemli bileşenler durumuna gelmeleri sayılabilir. Kuşkusuz, dünya çapındaki güç dengesinin ana unsurlarından birisi olan, Çin Halk Cumhuriyeti, ülkenin nükleer roket cephaneliğini büyütmekte ve konvansiyonel kuvvetleri ve silahları modernleştirmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri yönetici çevreleri, kendi stratejilerini dünyanın değişen gerçeklerine uygun duruma getirmek için periyodik ayarlamalar yapmaktadır. Ama dünya çapındaki politik, ekonomik ve askeri güç dengesinde yer almakta olan kaymalar ve Birleşik Devletlerin kendi başlattığı silahlanma yarışının gittikçe büyüyen mali yükü, onun dünya çapında askeri kuvvet kullanma kapasitesini sınırlamaktadır. 2 nci Dünya Savaşından bu yana girişilen Amerika Birleşik Devletleri askeri maceralarının başarısızlığa uğraması (özellikle Kore ve Vietnam’daki müdahaleler), günümüz dünyasında gerçek stratejik değişiklikler sağlamanın ancak askeri olmayan araçlar kullanarak, en başta da teknolojik ve ekonomik nüfuz araçları kullanarak mümkün olacağını savunan gerçekçi düşünceli Amerikalıların durumunu güçlendirmiştir. Ama yine de, Amerika Birleşik Devletleri liderleri, sübjektif olarak, Washington’da bazen “mutlak güvenlik” diye tanımlanan benzersiz bir askeri konuma ulaşmaya çabalamaktadır. Bu ise, Amerika Birleşik Devletleri stratejisinin dünya gerçeklerine uyarlanmasını son derece acılı, yavaş ve çelişkili bir süreç durumuna getirmektedir. Washington’un askeri-politik stratejisindeki gerçekçiliğe doğru kayışlar, dalgalanmalar halinde ve saptamalarla birbirini izlemektedir.
Birleşik Devletlerin kendini yeni uluslar arası duruma uyarlanmasında askeri-politik alandaki uyarlamalar dahil çok belirgin bazı özelliklere işaret edilebilir. Bu özelliklerin birincisi, askeri doktrin ve stratejiye getirilen ayarlamaların koşullar tarafından zorunlu kılındığı gerçeği; ikincisi, bu ayarlamaları en alt düzeyde tutma istekliliği; üçüncüsü, bu ayarlamaların, onları gerekli kılan teorik anlayışın oldukça gerisinde kalması ve dördüncüsü ise yeni ve daha iyi silah sistemleri geliştirme yoluyla, askeri ve politik sorunlara saf teknik “çözümler” bulmaya çalışmasıdır.
Güç dengesinin stratejik bakımdan anlamı, uluslar arası bir sisteme katılanlar arasındaki dengeyi, bir tarafın, diğerlerini bölen çelişkileri sömürerek kendi yararına çevirme yeteneğidir.
Soğuk Savaş 200 yıllık Amerika Birleşik Devletleri tarihiyle kıyaslanarak incelendiğinde, bir bakıma, geleneksel Amerikan politikalarından bir sapmaydı ve dünya çapındaki tüm sorunların, en başta da “uluslar arası Komünizm” sorunun Birleşik Devletler tarafından kendi keyfine göre ve güç konumlarından hareketle ele alınması girişimiydi.

Mondros’tan Lozan’a Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi (1918 – 1923) Özeti

Cumartesi, 25 Nis 2009 DJ_aMoLi yorum yok

KİTABIN ADI

Mondros’tan Lozan’a Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi (1918 – 1923)

KİTABIN YAZARI

A.M.ŞAMSUTDİNOV

YAYIN EVİ VE ADRESİ Doğan Kitapçılık A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34544Güneşli / İSTANBUL

TÜRKÇE ÇEVİRİ

Ataol BEHRAMOĞLU

BASIM TARİHİ

Birinci basım

KİTABIN YAYIM MAKSADI

Kurtuluş Savaşımızdan Kısmen bahsedip özellikle bu esnadaki Sovyetler Birliği ile Türkiye ilişkileri üzerinde duran o yıllardaki diğer Sovyet yazarları gibi yoğun bir Sovyet yanlısı dille yazılmış, Kurtuluş Savaşımızı bu bakış açısı ile anlatmıştır. O yıllardaki Sovyet aydınlarının bize bakışı açısından ilginç bir kitaptır.

http://kapak.netkitap.com/075bk/M/mondros_tan_lozan_a_turkiye_ulusal_kurtulus_savasi_tarihi_1918_1923_14867.jpg

KİTABIN BÖLÜMLERİ :

1.Osmanlı İmparatorluğunun Yıkılışı

2.Ulusal Kurtuluş Hareketinin Doğuşu

3.Ulusal kurtuluş Savaşının Anagücü Olarak Halk Yığınları

4.Türk Sovyet İlişkileri

5.T.B.M.M. Hükümetinin İçte ve Dışta Durumu

6.Lozan Konferansı

KİTABIN ÖZETİ :

1. OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN YIKILIŞI :

Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı öncesinde bağımsız bir devlet sayılmakla beraber güçlü devletlerin yarı sömürgesi durumuna düşmüştü. Borçlanmalar, kapitülasyonlar, ayrıcalıklar, bağışıklıklar sömürgeleştirilmenin başlıca yollarıydı. Bu durum Osmanlının her geçen gün biraz daha erimesine yol açıyordu, Maliyenin kötü durumu her alanda korkunç bir yıkıma sebebiyet vermekteydi. Bir yandan İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan emperyalizminin kirli yüzü bir yandan bitip tükenmek bilmeyen savaşlar ve iç isyanlar sonunda hasta adam yatağından kalkamamış, Birinci Dünya Savaşı sonunda 30 EKİM 1918’de imzalanan Mondros ateşkes anlaşmasıyla son nefesini vermişti.

Bundan sonra başlayan paylaşım yarışıyla beraber İngilizler anlaşma maddelerine dayanarak zengin bir petrol bölgesi Musul ve Akdeniz’de önemli bir Stratejik nokta olan İskenderun’u zapt etti.

Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar, Ermeniler ve Amerikalılar kendi paylarını kapmak için derhal harekete geçtiler. 13 KASIM 1918’de İtilaf Devletleri İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ve bir süre sonra A.B.D. Savaş gemileri Haliç’e girdiler. Tüm bu olanlara karşı Osmanlı Yönetimi sadece izliyor, milletini yalnız koyun sürüsü, vatanı tahtının teminatı olarak görüyordu. Osmanlı Kabinesi işgalcilerin istediğini yerine getirmeye hazırdı. Kabine, orduya ve halka itilaf ülkeleri ordularına karşı koyulmamasını istiyordu. Bu arada işgalci emperyalistler çıkan anlaşmazlıkları gidermek ve yeni açılımlar yapmak amacıyla aralarında görüşmeler yaptılar. Paris barış konferansı, milletler cemiyetindeki onlar ve dörtler komisyonları, SYKES-Picot antlaşması, İtalyan-Yunan Antlaşmalarındaki pürüzleri gidermeye çalıştılar. Fakat Türk halkı kendini yönetenlerin aksine, kendilerini tutsaklaştıracak ve devleti yok edecek olan böyle bir geleceğe boyun eğmedi , Özgürlük ve bağımsızlık savaşını başlattı.

2. ULUSAL KURTULUŞ HAREKETİNİN DOĞUŞU :

Ulusal kurtuluş hareketi Türk halkının yoğun olarak yaşadığı Anadolu’da doğdu. Kurtuluş Savaşının temel hareket ettirici gücü ülkenin onda dokuzunu oluşturan köylüler oldu. İşgal yerinde çete savaşı yapan unsurları oluşturdular. Bütün bunlar da Kuvayi Milliye (Ulusal Güçler) adını aldı.

Başlangıçta kurtuluş hareketi ülkedeki her ilin, itilaf devletlerinin saldırısına karşı ayrı ayrı kendilerini savunmalarıyla gelişti. Giderek bu hareket Ulusal birliktelik kazandı. Tüm kurtuluş hareketinin örgütlenmesi ve yürütülmesinde, yurtsever duyguyla tanınmış başta Mustafa Kemal olmak üzere Sb.lar, aydınlar yönetici rolü oynadılar.

Parçalanma tehlikesinin artmasıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde birbirinden bağımsız yurtsever örgütler doğmaya başladı. Batı’da İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Güneyde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Doğu’da Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti işgalcilere karşı yerel çaptaki direnişleri örgütlemeye başladılar. Ama kesin sonuç için ülkedeki tüm yurtsever örgütleri tek bir Anadolu ve Trakya Müdafaa-i Hukuk Derneği’nde birleştirmek gerekiyordu.

Bu nedenle Mustafa Kemal, önce Amasya’da işgalcilere boyun eğmek istemeyenlerden Türkiye’nin tüm yurtsever güçlerini ülkenin bağımsızlık savaşında birleştirmek ödevini üstlenen bir girişimci grup oluşturdu.

Erzurum’da kongre, doğu illerinin bağımsızlığı için örgütlenilmesi kararını aldı. Doğu Anadolu üzerinde her türlü mandayı reddetti ve Sivas Kongresinin biçimlenmesinin temelini hazırladı. Sivas’a tüm Anadolu’dan ve İstanbul’dan delegeler toplandı. Bağımsızlık savaşının temel ilkeleri üzerinde çalışıldı ve genişletilmiş bir program kabul edildi. Vatanın bütün olduğu hiçbir parçasının koparılmayacağı belirtildi. Tüm örgütler Anadolu ve Trakya müdafaa-i Hukuk çatısı altında toplandı. Sivas kongresi esnasında diğer önemli bir olayda A.B.D. mandacılarıyla bağımsızlıkçılar arasındaki rekabet oldu. A.B.D. manda fikrini kabul ettirebilmek için çok çaba sarf etmiş ama sonuca ulaşamamıştır.

3. ULUSALKURTULUŞ SAVAŞININ ANAGÜCÜ OLARAK HALK YIĞINLARI :

Padişahın, işgalcilere karşı duyarsız kalması üzerine Anadolu ve Trakya halkı kendi özgürlük ve bağımsızlıklarını savunmak için harekete geçtiler. Her yerde işgalciler ve padişah gericilerine karşı kurtuluş savaşını başlatan Kuvayi Milliye birlikleri oluştu. Bunlar İtilaf kuvvetlerine büyük kayıplar verdiriyorlardı. Belli başlı Kuvayi Milliye birlikleri Batı Anadolu, Kilik’ya ve Trakya’daydı. 1919-1920 yılları süresince işgalcilerle ve padişah gericiliği ile savaşın tüm ağırlığı, bu birliklerin omuzlarındaydı.

Bu mücadelede onlar, Türk Savaş tarihinde kahramanlıklar yaratarak haklı bir şan kazandırdılar.

Fakat Kuvayi Milliye’nin savaşı, öteki cephelerdeki harekatlarla uyum içinde değildi. Tek bir cephe ve genel yönetim yokluğu işgalcilere vurulan darbenin etkisini azaltıyordu. Sivas kongresi kararına göre ulusal hareketin temelini sadece düzenli ordu oluşturmaktaydı ve ülkeyi yabancı boyunduruğundan ancak onun kurtarması gerekirdi. Mustafa Kemal bunu şu sözleriyle belirtmiştir “Türk ulusu bağımsızlığını ancak örgütlü ve disiplinli bir düzenli orduyla kazanabilir.” Eylül 1919’da batı cephesi kuruldu. Fakat Kuvayi Milliye birliklerinden bazıları düzenli orduya girmeye karşı çıkıyorlardı. Ankara, bir yandan düzenli orduya katılmayı reddeden Kuvayi Milliye birlikleriyle, bir yandan da padişahın İstiklal mücadelesini boğmak için gönderdiği hilafet ordusuyla ve kışkırttığı gerici isyanlarla boğuşuyordu.

Türk halkının Ulusal Kurtuluş Hareketinin azgın düşmanları olan dinci feodal çevreler ve emperyalistler Anadolu’daki büyük isyan ve huzursuzlukların doğrudan örgütçüsü ve yöneticisiydiler. Hilafet ordusunun saldırısı süresince cephe gerisinde çıkan ayaklanmalar sadece T.B.M.M.’nin varlığına değil, genel olarak Türk Kurtuluş hareketinin tüm varlığına yönelmiş bir tehditti. Bu tehlike ancak, bağımsızlık mücadelesine inanmış halk yığınlarının kahramanlıkları ve özverileri sayesinde yok edilebilmiştir.

4. TÜRK SOVYET İLİŞKİLERİ :

Sovyet hükümeti, 1920-1922 yılları boyunca Doğu ülkeleriyle diplomatik ve dostluk işlişkileri kurdu. 1921 yılında Moğolistan, Afganistan, İran ve Türkiye ile dostluk anlaşmaları imzaladı. Türkiye ve Sovyet Rusya arasındaki dostluk karşılıklı çıkarlar sağlanılması bakımından önemli bir unsur teşkil etmiştir. Türkiye ve Ulusal Varlığının temel koşulu olan siyasi ve ekonomik bağımsızlığını kazanılabilmesi için de Sovyet Rusya’nın dostluğuna ihtiyaç duymaktaydı. Rusya, Türkiye’nin yenilip anti Sovyet bloğa dahil olmaması için yardım elini uzatıyordu. Bu sebeplerden dolayı Sovyet Rusya’yla Türkiye arasında 16 Mart 1921’de dostluk ve kardeşlik anlaşması imzalandı. Anlaşma tasarısının hazırlanması için üç komisyon kuruldu ; Bunlar politika, hukuk ve redaksiyon komisyonlarıydı. Komisyon oturumlarında sınır sorunları, ticaret ve ekonomi sorunları, Karadeniz ve boğazlara ilişkin sorunlar ayrıntılı olarak görüşüldü. Moskova anlaşması on altı madde ve üç ilişik belgeden oluşmaktaydı. Türk Sovyet anlaşması kuzeydoğu sınırının dokunulmazlığını güvence altına alıyor ve işgalcilerle savaşında maddi manevi destek sağlıyordu. Bu anlaşma Türkiye’nin devlet olma, niteliğini ve egemenliğini pekiştirmesine yardım ediyor, ülkenin askeri durumunu güçlendirerek Türk halkının daha sıkı kenetlenmesi doğrultusunda etkiliyordu. Türkiye böylece Doğu cephesinde ordu bulundurmak gerekliliğinden kurtuluyordu.

5. T.B.M.M. HÜKÜMETİNİN İÇTE VE DIŞTA DURUMU :

Yunan ordusunun 1920 yazı saldırısının geçici başarısından yararlanmak isteyen itilaf devletleri Osmanlı İmparatorluğu’nun resmen paylaşılmasının belgesi olan bir barış anlaşması hazırladılar. İtilafın isteği üzerine padişahın gönderdiği kurul tarafından 10 Ağustos 1920’de Sevr anlaşması imzalandı. Bu, Türkler için çok küçümseyici ve aşağılayıcı bir anlaşmaydı. Antlaşma hükümleri çok ağırdı. Buna göre bağımsız bir devlet olma hakkından yoksun kalmaktaydı. Türklere sadece hemen hemen hiçbir yararlı yer altı madeni ve sanayi kuruluşu bulunmayan Orta Anadolu yaylası bırakılmıştı. Bu gibi maddelerle İtilaf devletleri Türkiye’yi sömürge, bağımlı bir ülke durumuna sokmuş oluyordu. Sevr’in yırtıcı ve soyguncu koşulları, Türk halkında derin bir öfke uyandırdı. T.B.M.M. kendini ülkenin yasal iktidarı ilan etti ve Sevr anlaşmasını tanımadığını bildirdi. Türkleri yumuşatmak, direniş hareketlerini kırmak için Londra’da tekrar görüşmelere çağırdılar. Fakat bu anlaşmanın da Sevr’den fazla bir farkı olmadığından o da reddedildi. Londra konferansının bağımsızlıkla sonuçlanmasından sonra İtilaf devletleri Türkleri silah zoruyla masaya oturtmak için harekete geçtiler.

Maşaları Yunanlılar saldırı için hazırladılar. Yunanlıların birinci ve ikinci İnönü’den sonra Sakarya’da da ters yüz olup geri çekilmesiyle planlar büyük ölçüde bozuldu.

Sakarya Meydan Muharebesi İtilaf kampındaki çelişkileri artırdı ve Türkiye’nin uluslar arası durumunu güçlendirdi. Fransızlar ve İtalyanlar savaşı sürdürmenin yararsızlığını anlayıp çekildiler.

Güney cephesinin ortadan kalkmasıyla İngiliz ve Yunan işgalcilerine karşı çarpışmak için Kilik’yadaki birlikleri batı cephesine çekme imkanı doğdu. 1922 yılı ortalarında Türk ordusu yeniden örgütlenmiş ve genel bir saldırı için tüm gereçlerle donatılmıştı. Manevi ve siyasal bakımdan, anayurdu emperyalist zulmünden kurtarmak coşkusuyla dolu olan Türk Ordusu, Yunanlılarla ölçülemeyecek derecede üstündü. Sonuç Türkler için mutlak bir zafer, İtilaf için ise büyük bir hezimetti.

İtilaf devletleri 3 Ekim 1922’de Mudanya’da Ateşkes antlaşması için konferans düzenledi. Bu, Türkiye ile İtilaf arasında uzlaştırıcı bir antlaşmaydı. Türkiye Doğu Trakya’nın özgürlüğünü elde etmiş ve Türkiye ile Yunanistan arasında silahlı çatışma sona ermiştir.

6. LOZAN KONFERANSI :

Mudanya Ateşkes Antlaşması gereğince 20 Kasım 1922’de Lozan’da İtilaf Devletleri ile Türkiye arasında barış antlaşması hazırlanması için konferans düzenlendi. Bu antlaşmanın yeni Türkiye ile batı ülkeleri arasında mali-ekonomik sorunları, kapütilasyon rejimi, Türkiye’nin kara-deniz sınırlarının belirlenmesi bağımsızlığının kabulü sorunlarının çözümlenmesi gerekiyordu. Konferansın önemli konularından birisi de boğazlar rejimi için yeni bir statü hazırlanmasıydı. Türkiye’nin konferansta İşgalcilere karşı zorla elde ettiği kazanımları koruması gerekiyordu.

Türkiye’nin koşulları, Mustafa Kemal tarafından açıklanmıştı. Türkiye sınırlarının ulusal antlaşmayla belirlenen çerçevede kabul edilmesini, kapütilasyonlarının mali denetimlerin kaldırılmasını, boğazlarda Türkiye’nin egemenliğinin sağlanmasını, Türkiye devlet borçlarının Türkiye’den ayrılan devletleride kapsamasını, Yunanistan veya İtilaf devletlerinin tazminat ödemelerini ve tüm devletlerce Türkiye’nin egemenlik ve bağımsızlığının tanınmasını istemekteydi.

Konferans resmen 20 Kasım 1922’de açıldı. Konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan, Rusya, A.B.D., Belçika, Portekiz, İsveç, Danimarka, Hollanda, Japonya katıldılar. Konferans birçok konuda çok tartışmalı geçti. Görüşmeler zaman zaman kesintiye uğradı. Fakat İtilafın bir daha savaşı göze almaması sebebiyle çalışmalar tekrar başladı. Sonunda istenilen hedeflerden çok sapmadan 24 Temmuz 1923’de barış anlaşması imzalandı.

Lozan’da, Türk halkının en büyük kazanımı, Türk devletinin Türkiye’nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının büyük devletlerce hukuken kabul edilmiş olmasıydı. Lozan, Emperyalist güçler üzerinde büyük bir zafer oldu. Barış antlaşması imzalanması üzerinden çok geçmeden 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi.

SONUÇ :

A. KİTABIN ANA FİKRİ :

Türk – Sovyet Yakınlaşmasının Türkiye için Etkileri

B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Kurtuluş Savaşında A.B.D.’nin rolü daha bir açıklıkla sergilenmiş ve önemli bazı devlet belgelerine yer vermiştir.

C. KİTAP HAKKIDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

Kitap, Türk kurtuluş mücadelesinin merkezi ve beyni olan Mustafa Kemal Atatürk’ü çok yüzeysel ve sığ olarak ele almıştır. İçeriği bakımından yazar, mensubu bulunduğu ülkenin ideolojisine uygun olarak bir çalışma yapmış ve sonuçta ortaya subjektif öğeler temelinde bir eser meydana gelmiştir. Yoğunlukla Rus yayınları kaynak olarak kullanılmıştır, Kitap Sovyet rejimi övücülüğü yapması sebebiyle bir propaganda kitabı niteliğindedir. Türk Kurtuluş Mücadelesinin ana unsuru olan Türk halkı kitapta yanlış değerlendirilmiştir.

Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.

Manhunt

Cuma, 24 Nis 2009 DJ_aMoLi yorum yok

Manhunt

Manhunt

Ne kadar üzerine basılmasa da oyunlarda şiddet konusu taa Doom zamanına dayanmakta. Doom, Quake gerçekten birilerini öldürmeye başladığımız oyunların başında geliyor. Yıllar geçtikçe bu örneklerin yerini “savaş oyunu” adı altında yapımlar aldı. Aslında bunlarda da oynanış farksızdı. Devamlı ilerleyip insan öldürüyorduk. Ama ana fikir “savaş” olunca pek dikkat çekmiyordu. “Napalım abi öldürüyoruz işte, ben vurmasam o beni vuracak” mantığı, uygulanan şiddetin en kuvvetli bahanesiydi. Derken Grand Theft Auto çıkageldi. Yine şiddet vardı. Ama bu sefer sokakta dolaşan masumları öldürme lüksüne kavuştuk. Artık hiç bir bahane olmadan insanları öldürebiliyorduk. Oyun yapımcıları bu potansiyeli görerek bir adım daha ileriye gitti ve Hitman çıktı. Hitman ile sadece masumları öldürmüyor, harbiden bir kiralık katili yönetme zevkini tadıyorduk. Ve işler durulmaya başladı. Çünkü hepimiz her türlü savaşta yer almış, sokakta kafamıza göre insan katletmiş hatta kiralık katil olmanın nasıl bir duygu olduğunu bile biliyorduk. Ama GTA’nın yapımcıları durmadılar. Manhunt denilen oyun ilk defa duyurulduğunda, daha yapım aşamasında olmasına rağmen bir kaç ülkede yasaklanmıştı bile. Önce konsollara saldıran Manhunt, şimdi PC ortamında.

Seni ipten alırım, ama bir şart ile…

Bu sefer elimizde Hitman benzeri bir karakter var. En büyük farkı ise gerçekten acımasız olması. Düşmanlarının gözlerini çıkartan, boğduktan sonra kafasına beysbol sopası ile vurabilen bir tür. James Earl Cash, işlediği bu cinayetlerden ötürü hapse girmiş ve ölüm ile cezalandırılmıştır.
Kan ve vahşet dizboyu
Kan ve vahşet dizboyu
İnfazının gerçekleştirildiği haberi televizyonlarda geçmiş, fakat o bir şekilde oradan kaçırılmıştır. Uyandığında bir kaç kameranın onu çektiğini ve birilerinin söylendiğini duyar. Masada duran kulaklığı takar ve ne olduğunu anlamaya çalışır. Duyduğu ses ona kapıyı açar ve dışarı çıkar. Artık o sesin ne yapmasını isterse onu yapmak zorundadır. Çünkü o sese vefa borcu vardır, onu ipten kurtarmıştır. Ayrıca istediği alt tarafı adam öldürmesidir ki zaten James Earl Cash konunun uzmandır. Sesin sahibi kendisine �The Director�, Türkçe meali ile “Yönetmen” demektedir.

Kamera, ışık, motorrrr, öldür evladım!?!?

Görevlerimiz yönetmenin istediği sokak çetelerini birer birer öldürmek. Fakat işler pek kolay olmuyor. Çünkü adı üzerinde bunlar çeteler ve kalabalık oluyorlar. Ondan dolayı düşmanlarımızı çok sessiz bir biçimde halletmemiz gerekiyor.
Bildiğiniz migros poşetinin bilmediğiniz yönleri
Bildiğiniz migros poşetinin bilmediğiniz yönleri
Splinter Cell gibi karanlık yerlerde saklanıp, beklenmedik anda ölümcül darbeyi vurarak oynamak en iyisi. Tabi isteğe göre yumruk yumruğa dövüşebilirsiniz de, ama unutmayın ki 4-5 kişiye karşı işiniz zor olacaktır. Öldürmek burada sıradan bir şey gibi durmuyor. Malum tepenizde bir yönetmen var ve kendisi sizden iyi olmasın gayet sadist. Çevrede bulacağınız torba, cam parçası, sopa gibi nesneler sizin en büyük silahlarınız. Sessizce düşmanın arkasından ilerleyip farenin sol tuşuna bastığınızda kamera ile düşmanı nasıl öldürdüğünüzün çekimini izliyorsunuz. Her silahın 3 değişik öldürme tarzı var. Düşmanın arkasından yeterince yaklaştığınızda karakter elini kaldırıyor, bu sırada farenin sol tuşunu basılı tutarsanız işaret renk değiştiriyor. Her renk farklı bir stil. Son renk olan kırmızı en kanlı canlı olanı. Bu stilde cam parçası ile düşmanın gözünü oyarken, beysbol sopası ile kafasını patlatıyorsunuz. E adam öldürmenin de bir karizması var değil mi?

Dövmeli kötü çocuklar

Manhunt’un grafik motoru GTA 3 ile aynı. Tabii ki bayağı elden geçirilmiş, sorunlar düzeltilmiş ve çok iyi optimize edilmiş halde. Yani çoğu sistemde sorunsuz çalışacaktır. Yüksek bir gereksinim de istemiyor. Ortamlar renk olarak soluk fakat çok temiz.
Detaylı karakter modellemeleri dikkat çekiyor
Detaylı karakter modellemeleri dikkat çekiyor
Silent Hill serisinden hatırlayacağımız “Noise” efekti burada da kullanılmış. Ekran görüntülerinden bazılarında bu özelliği açtım bazılarında kapadım. Aradaki farkı kolaylıkla anlayabilirsiniz. Şahsen ben bu efekti seviyorum. Oyuna farklı bir hava katıyor. Ama siz hoşlanmazsanız kapatabiliyorsunuz. Mekanların temiz görselliği karakter modellemelerine de yansımış. Kaliteli ve detaylı yapılmışlar. Kan konusunda ise konuya uygun olarak hiç bir harcamadan kaçınılmamış. Yumruk attığınızda çıkan bol kan, aynı şekilde stil bir ölüm vuruşu yaptığınızda kameraya da sıçrayabiliyor. Düşmanlarınızın dikkatini dağıtmak için çevredeki çoğu nesneyi yerinden oynatabiliyorsunuz. Ya da kırdığınız bir pencere camından kendinize ölüm aleti yapabilirsiniz. İşin ses kısmına baktığımızda ufak bir pürüz var. Oyun sırasında devamlı heyecan olması açısından kalp atışı sesi konmuş. Devamlı küt küt küt küt. Tamam başlarda gaza getirici etkisini yabana atamam, ama ilerledikçe bu ses beni rahatsız etmeye başladı. Sanki bir anda her şey duracakmış ve sunucu “Ve bugünün birincisi Bayhaaaan” diyecekmiş gibi hissettim.

Son Sözler :

Manhunt gerçekten kült bir oyun olabilir.
Ve kader anı…
Ve kader anı…
Kendine göre bir tarzı olduğu açık. Arışı şiddet içeriyor denemez çünkü konu aşırı şiddet içermesini gerektiriyor. Gözü dönmüş bir katil ile nasıl şiddetsiz oyun yapabilirsiniz ki? Konsoldan uyarlama olduğu için save durumları tahmin edeceğiniz gibi. İlerledikçe kaset buluyorsunuz ve buldukça save yapabiliyorsunuz. Ama neyse ki adım başı kaset konmuş. Pek sıkıntı çekmiyorsunuz. Denenmesi, görülmesi gereken bir yapım.

Manhunt
Manhunt
Manhunt

şifre:soresger2121