ALTIN 213,6603
DOLAR 5,3495
EURO 6,0781
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

11 Eylül 2001 Saldırıları ve Komplo Teorisi

zdaylan
Yazar hakkında:  Mehmet Zübeyir Daylan - İstanbul, TR 1 Kasım 1990'da Bakırköy'de dünyaya geldim. Bahçelievler İlköğretim okulunda ilkokul (2002), Küçükçekmece Yeşilyuva İlkokul'da ortaokul (2005) eğitimini bitirdim. Liseyi 2007 yılında Okyanus Koleji'nde okurken bıraktım daha sonra düz lise olarak açıktan okumaya devam ettim. 2017 yılında liseden mezun olduktan sonra, eğitimde şu anki konumum olan Beykent Üniversitesi'nde Grafik Tasarım bölümünde eğitim almaya başladım. Daha önce BilgeAdam'da yani bir bilişim-dijital kursunda Grafik Tasarım, Web Tasarım, 3D modelleme, Bilgisayar Programcılığı, Sistem ve Ağ uzmanlığı, Microsoft Office,Yabancı Dil: İngilizce gibi birbirinden farklı derslerden eğitimimi tamamladım ve bazı sertifikalara sahip oldum. Video & film prodüksiyon ve animasyonda da belli bir yere kadar tecrübelerim bulunmaktadır.  Köpeğimi,bilgisayarları, teknolojiyi, havacılığı, gezmeyi, futbolu (özellikle Fenerbahçe'yi) severim.
11.09.2018
500
A+
A-

Merhabalar, bugün 11 Eylül 2018, bundan yaklaşık 17 sene önce, yani 11 Eylül 2001’de, Boeing 767 tipli iki yolcu uçağı ile New York’ta bulunan ve en yüksek gökdelenlerden olan Dünya Ticaret Merkezi (World Trade Center)’a saldırı düzenlenmişti.  O gün ben henüz 10,5 yaşında iken, ailecek bir piknikten döndüğümüz sırada arabanın radyosundan bu olay ile ilgili haberleri alıyorduk. İlk başta binalardan birisi

vurulmuştu ve haberde bir “kaza” olarak belirtiliyordu fakat daha sonra 2. bina da vurulunca, bunun bir kaza olmadığı ve bir saldırı olduğu ortaya çıkmıştı.. Bu saldırılar bir süre gündemde kaldıktan sonra ABD yönetimi, Afganistan ve Irak gibi bazı Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerine büyük bir operasyon düzenleme kararı almıştı. 11 Eylül teröristi diye bilinen ve aranan Usame Bin Ladin’i 2011 Eylül ayında ABD askerleri tarafından öldürülmüştü.

11 Eylül saldırılarının ABD’nin bir kendi oyunu olduğuna işaret eden ve kafa karıştıracak birçok şey biliyoruz. Nesnel bir bilgi olmasa da, internet üzerinden araştırmalarım ve bazı öznel görüşlerimle bu olayları değerlendireceğim. 

Öncelikle ben kesinlikle bir ABD düşmanı değilim, İslamcı veya bir din savunmacısı da değilim. Teröre her zaman karşıyım, ülkemde olduğu gibi diğer ülkelerde de ABD’de de teröre ve katliamlara karşıyım.  Her ne kadar din,toplum veya bir ülke savunma derdinde olmasam da 11 Eylül saldırıları tartışılır bir durum. Bu konu hakkında görüşlerimi ve eleştirilerimi sizlerle paylaşacağım.

11 Eylül 2001’de ne olmuştu?

Resmi bilgilere göre; Philadelphia Havalimanı’nda 4 uçak El-Kaide’ye bağlı teröristler tarafından kaçırılmış. 2 tanesi binalara, 1 tanesi havalimana çarpmış. Diğer bir tanesi de kaybolup ABD’de bir alana düşmüş. Saldırı sonucunda 2974 kişi hayatını kaybetmiş, kayıp 24 kişinin de öldüğü varsayılmakta.

Öncelikle nereden başlamalıyım diye düşündüğümde aklıma, o zamanın ABD başkanı George Bush geliyor. George Bush, saldırıların yaşanacağı gün, henüz saldırılar olmadan önce Florida’da bir çocuk okulunu ziyaret ediyor.

1) George Bush’un, saldırıların olduğu an bir okulun sınıfında, saldırıların olacağından haberdarmış gibi düşünceli görünmesi ve öğrencilerin tesadüfen seslendirdiği bazı kelimeler tartışılır.. Tesadüf mü bu denilecek kadar ilginç!

George Bush, 11 Eylül saldırıları sırasında Florida’da bir ilkokul ziyaretinde.Sınıftaki çocuklar tahtadaki alfabeleri, hocalarıyla beraber okurken, G. Bush ise saldırıların olacağından sanki haberi varmış gibi dalgın ve endişeli bakıyordu. Alakasız yere odaklanıyor, bir şeyler düşünüyordu. Belki o sırada saldırıları yeni öğrenmiş de olabilir ancak belki de saldırıların olacağından haberdardı! fakat ben bunu geçiyorum.. Tesadüf mü bilmem ama oradaki çocuklar tahtadaki harfleri okurken neden “uçak (plane), çelik (steel), bina (building) vur (hit)” gibi kelimeler okurlar ki?  İlginç değil mi? 11 Eylül saldırılarında çelik kolonlara sahip ikiz binalara saldırdılar. Öğrencilerin bu seslendirdikleri kelimeler, o günkü saldırılar hakkında bir mesaj veriyor gibi.

2) ABD gibi güçlü ve güvenli bir ülkede günde 4 uçak kaçırmak?

Philadelphia Airport- ABD’de bir Havalimanı

Uçak kaçırmak tabii ki mümkün olan bir eylemdir fakat ABD gibi teknolojik anlamda gelişmiş bir ülkede 1 değil, 2 değil, 3 de değil.. 4 uçağı bir günde kaçırmaları pek mantıklı gelmez. En azından dört uçaktan birinin kaçırılması bir şekilde, görevli bir güç tarafından başarısız olabilirdi!  Bu, oldukça zor görülüyor! Yani imkansız gibi! Uçak kaçırmak pek kolay olmayan bir şey iken 4 tane uçağı bir günde ABD gibi bir ülkede nasıl kaçırmışlar? Sizce bu kadar uçağın kaçırılmasının mümkün olması için işin arkasında bir devlet desteği gibi bir güç olması gerekmez miydi?

3) En tartışılır konulardan birine geldik.. Dışı tamamen alüminyum kaplamalı olan bir uçağın, jet yakıtının dahi eritemediği, güçlü çelik kolonlara sahip Dünya Ticaret Merkezi binasını vurduğu yerden delip diğer noktasından dışarı çıkması..

Burada tartışılır bir konu var.. Fizikçi değilim ama herhalde bir fizikçi olsaydık daha tutarlı bir yorum yapabilirdik.  Bir alüminyumun bir çeliği yok etmesi, bazı insanlar için şaka gibi. Acaba bu mümkün mü?

(Düzenleme: 22.11.2018) Bugün, çok tecrübeli bir isme danıştım! Kendisinden bahsetmek gerekirse; daha önce ODTÜ’de Elektronik Mühendisliği okumuş, CERN’de çalışmış, Harvard Üniversitesi’nde fizikçi (öğretim yetkilisi) olmuş, şimdilik Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de Astrofizik üzerinden araştırmalarına devam eden,bugünlerde ülkemizde de birçok okulda öğrenciler için online ders veren, aynı zamanda amca oğlumuz olan,  değerli hocamız Dr. Tansu Daylan’a bu konu hakkında sorularımı sordum.

Kendisi, alüminyumun çeliği delmesinin mümkün olduğunu ve bazı uzmanların olaydan sonra simülasyonlarla da fizik testinden geçirdiğini söyledi.  Yani fizik kurallarına uygun bulunmuş bu test.  Tansu hocamız bu olaylardaki komplo teorilerine inanmadığını belirtmiştir. Tabii bu bir görüş meselesi, herkesin görüşü farklıdır.Benim de kafam karışık olsa da senden pek farklı düşünmüyorum hocam 🙂 Kendisine araştırmalarında başarılar diliyorum!

Dünya Ticaret Merkezi, jet yakıtı ile erimeyen çelik kolonlardan yapılmış bir bina.  Düşünsenize; aşağı düşüyorsunuz ama düşerken sağınızda solunuzda ipler, engeller var. Ayağınız ya da kollarınız o iplere takılmaz mı? gidişatınızı yavaşlatmaz mı? hatta sizi durdurmaz mı? asılı gibi kalır durursunuz. İşte bir uçağın da kanatları var hem de kocaman. Bu kanatlar çok sağlam, bükülür ama kırılmaz. Fakat bu dediğim, çeliği delik deşik eder anlamına da gelmemeli. Mantıklı düşünelim, bu kocaman kanatlarla binanın içine giren o uçak, nasıl olur da binanın diğer noktasından dışarı çıkıyor? O çelik kolonlara çarpa çarpa hızı düşmesi, içinde takılı kalması gerekirdi, geliş hızı ne olursa olsun! Fizikte karma kanunundaki gibi; her zaman hareket eden bir nesne, duran bir nesneye ne kadar sert çarparsa, hareket eden nesne o kadar büyük hasar görür, o kadar geri teper.

Bugüne kadar internet üzerinden gördüğüm videolara göre, saldırı anında ve sonrasında bölgeden kaçan insanların “bir patlama sesi duyduk” , “uçak mı? uçak yoktu” ,”sadece bir patlama duyduk” dedikleri görülüyor. Ve bu, şunu düşündürüyor: Saldırıları gerçekte bombayla gerçekleştirip, bilgisayar üzerinden daha önce film prodüksiyon çalışmaları yapıp, binaya uçak vuruyormuş gibi medyaya yansıtmış olabilirler. Fakat ben şahsen bu görüşe inanmıyorum. Çünkü başka videolarda, bir amatör çekimden de 2. uçağın vurduğu an da görülüyor.

Eğer amaçları bina yıkımını garanti etmek ve daha fazla insan katliamı uygulamak ise, uçağın biraz daha alçaktan vurması, bence daha mantıklı olurdu. İkisi de üstten vuruyor, fakat o jet yakıtının eritemediği kolonlar olmasına rağmen bina alttan yıkılıyor..   Bu durumda alt kattakiler kurtuluyor. (İyi ki daha fazla can kaybı olmamış tabii ki)

4) 1945’te Empire State binasına uçak çarpmıştı fakat bu bina hala günümüzde olduğu gibi duruyor

Günümüzde: Empire State Building

B-25 bombardıman uçağı, her ne kadar Boeing 767 kadar büyük ve ağır uçak olmasa da, Empire State binası da Dünya Ticaret Merkezi kadar büyük değil.  Yani hemen hemen aynı durum olmalıydı. Empire State binası yıkılmadıysa, Dünya Ticaret Merkezi de yıkılmamalıydı. Fakat Empire State binasıyla aynı şehirde olan Dünya Ticaret Merkezi yıkıldı. Empire State binasında kaza sonrası büyük yangın oluştu ve hasarları kısa sürede giderilmişti. 

5) Zaten Dünya Ticaret Merkezi bir uçak saldırısından dolayı yıkılmadı ki,o binalar yer altı patlatıcı ile yıkıldı!

Evet, sözün bittiği yer! Bu bir gerçek.  Daha önce bu patlayıcının yapımı için Sovyetler Birliği ile anlaşılmış. Acil durumlarda binaları yıkmak için, Dünya Ticaret Merkezi’nde her binanın altında yer alıyordu. Bu patlayıcılar, binaların altında yaklaşık 77 metre derinliğe sahip bir boşluğun içine bir binayı yıkıp, toz duman edip, içine çekiyor. Böylece içindeki boşluğa bir binayı komple doldurabiliyor.  

İşte binaların yıkılış anını dikkatle izlerseniz, binalar hızları eşit bir şekilde aşağı doğru yıkılıyor. Binanın altındaki 77 metre derinlikte, 100 metre genişlikte olan çember alanına doluyor.  Patlayıcının bıraktığı beyaz lekeler ise daha sonra kayboluyor. ABD saldırılar sonrası, binanın yıkılması hakkında bir rapor çıkarıp, durumu; “oluşan yangın nedeniyle” olduğu şeklinde savunmuştur.

Birçok insan bu binaların, uçağın yukarıdan vurmasıyla verdiği patlama ve yangın etkisiyle yıkıldığına inanıyor ancak ben bu şekilde düşünmüyorum.

6) Aranan teröristler olarak gösterilen şahıslar

 “Aranan teröristler” olarak geçen bazıları, saldırılardan sonra hala hayatta oldukları ortaya çıkmış.  

Bunun gibi anlatabileceğim bazı görüşlerim daha var ancak bunlar hakkında net delil yok, net bilgi yok. Bu bahsettiğim kaynaklar, internette üzerindeki araştırmalarım, çevremde gördüklerim ve duyduklarımdır. Ben şahsen yukarıda bahsettiğim maddelerden bazılarının gerçek bilgi olduklarına inanırım ancak olayla ilgili komplo teorilerine de inanırım anlamına gelmez.  Mesela ikiz kuleleri yıkan şeyin uçak değil de o yıkıcı madde olduğuna inanırım. Ancak onu planlı bir şekilde mi yaptılar? işte bu tartışılır.

Bu tartışılır bir olay.  Çok farklı. Mesela bir devletin işleri kötü gidiyorsa dış güçlere bağlamalarına gülerim, çünkü bu kendi başarısızlıkları ama bu olay tamamen farklı ve kafam karışık benim de. 🙂

 

 

Sosyal ol, paylaş!

    0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

    Facebook | Zübeyir Daylan
    Reklam
    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.